Babamın Sevgisi



Babama çocukluğumda doyamadığımı Defne'nin babasıyla olan ilişkisinde fark ettim..

Babamla hiç oynadığımı, sohbet ettiğimi hatırlamıyorum..

Bana masal anlattığını, kitap okuduğunu..

Beni yıkadığını, yemek yedirdiğini..

Mutlu olduğumda bana sarıldığını..

Senin hep yanındayım, istediğin kadar ağlayabilirsin dediğini..

Hiçbirini hatırlayamıyorum..

Hatırlamıyorum ama bunları hiç yaşadım mı bana yaşatmış mıydı onu da bilmiyorum..

Şimdi kendisine sorsam bunca zaman sonra belki hüzünlenecek, zaman geri gelmeyecek çünkü.. Hesap sorduğumu düşünecek üzülecek belki de.. Dönüp anneme sorsam ah bu babalar diye sinirlenecek, kendinin baba şefkatini telafi etmesinin yetmemiş olmasına içerleyecek belki de..

İyisi mi sen unut bunları diyorum kendime..

O dönemler yani çok eskiden babalar öyleydi, şimdilerde yeni nesil babalar böyle diye telkin ediyorum..

Ama o dönemde çocukların babadan beklediği sevgi ile şimdiler de değişen bir şey yok ki..

Sevgi, ilgi, sarılma, şefkat beklentisi temel ihtiyaç yani sonuçta dönemi olur mu bunların..

Döneme göre çocukluk yok..

Devirlere göre sevgi, şefkat bekleme limitleri yok..

Çocuksun zaten sevilmekten de başka bildiğin şey yok..

Avutamıyorum anlaşılan kendimi..

Bir tuhaf boşluk ki bu ben yaş aldıkça benimle büyüyor..

Farkındalığım arttıkça, sorgulamalarım da artıyor.. Artmasın.. Artmamalı.. Geçmiş mazide kalmalı.. Çocukluğu bir kenara bırakıp kendi çocuğuna odaklanmalı !

Sorsalar bana senin çocukluğun nasıl geçti diye bana.. Ohooo neler anlatmam ki aslında..

Ailemin beni o zaman ki şartlara rağmen fazlaca özgün ve özgüveni yüksek yetiştirmesi şimdiler de bile gıpta ettiğimi hatta Defne için bunu yapabilecek miyiz diye endişe ettiğimi..

Ne kadar çok lunaparklara gittiğimizi, ne çok oyunlar oynadığımı, ne kadar farklı oyuncaklarım olduğunu, hep kocaman arabalarla değişik yerler gezdiğimizi, hep gezmelere, tatillere gittiğimizi, istediğim çoğu şeyin alındığını hatta istemesem de benden daha çok istekli bir ailemin olduğunu anlatır dururum..

Çok şükür derim.. Hiç gözümde bir şey kalmamış.. Her şeyi yemişim, içmişim, her yeri gezmişim, eğlenmişim.. Hep sözüm dinlenmiş.. Her istediğim yerine gelmiş.. Annem babam hep benimleymiş.. Yasaksız, yalansız, kavgasız büyümüşüm.. Ne çok şükür sebebim var aslında değil mi..

Bunların hepsi fazlasıyla doğru doğru olmasına da..

Gelin görün ki bir şimdiki yetişkin kafamla çocuk kalbimin takıldığı yer bambaşka..

Babamın beni öptüğü, uyuttuğu, bana sarıldığı kısımlar yok hafızamda..

Benim onda ne kadar özel ve önemli olduğumu bildiğim halde onun sıcaklığını hatırlatacak dokunuşlar gelmiyor aklıma..

Lunaparkta beni bindirdiği trenleri, arabaları, atlı karıncaları hatırlayan hafızam babamın beni ne kadar çok sevdiğini söylediğini mi unutacak aslında..

Unutmuştur ya benim hafızam! Balık hafızalıyımdır ben! Şimdi yediğimi hatırlamam!

Babam sadece yemyeşil gözleriyle sevmez yoksa..

Derin bakışlarından, göz kaçırmalarından o çocuk aklımla sevdiğini anlayabileceğimi sanmaz ya..

Ben hatırlayamamışım dır.. Hatırlarım bir gün nasılsa..

Yoksa babasının Defne'ye söylediği gibi;

"Ba ba lar kü çük kız la rı nı çok se ver ler Defne'm.. koklaya koklaya ve çoook çok öperler"

Değil mi baba?

Şimdi büyüdüm belki ama..

Bende küçük bir kızdım bir zamanlar oysa..


***
ve belki de kendime not düşmeliyim aslında; sanırım bende babam gibi seviyorum çok sevdiklerimi, çok koruyarak, çok sahip çıkarak, biraz fazlaca kızarak ama her daim gözlerimle çok sevdiklerime minik gizli bir tebessümle derin derin bakarak..

Hakkımda : defnenin masali

Beni tanimaya başlayan SEN hoşgeldin masal aileme.. hep mutlu kalmak, birlikte olmak dilegiyle..

10 yorum:

  1. Zaman değişse de çocuk yürekler değişmiyor.Çocuğun gönlünde pahalı oyuncaklar, lunaparklar,elbiseler,gezilecek yerlerden ziyade babasıyla birlikte geçirilmiş dopdolu zamanlar oluyor.Zaman geçtikçe de bunlar hatırlanıyor.Birlikte oynanmış oyunlar, söylenmiş şarkılar ve belkide seni çok seviyorum sözü.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevdiklerini hep bildik ama bir türlü duyamadık :)

      Sil
  2. Oysa çocuklar gözlerle sevilmekten anlamazlar. Sarılmak gerek onlara. Eskiden sevmekten anlaşılan oymuş. Onlar da sevmediklerinden değil bilmediklerinden öyle yapıyorlardı belki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de hatta onların yetişme döneminde kendi babalarından dedelerinden gördükleri daha fazlasıydı belki de daha katı daha aşılmaz yanlarında konuşulamaz karşı çıkılamaz het höt yani.. bizim babalarımız biraz o katılığı kırdı ama sevgiyi içine koyamadı harmanlayamadı.. çok şükür şimdikiler hem daha esnek hem daha dokunan söyleyen hissettiren babalar oldular :)

      Sil
  3. Babamı henüz çok genç yaşta kaybettim. Vakit varken henüz yeni sıcakken sarılın ona

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah rahmet eylesin, başın sağolsun.. Benim de uzağımda ama bu yorumun ardına aradım ve benim için kendine çok dikkat etmesini onu çok sevdiğimi söyledim Babacığına da dualarımı yolluyorum..

      Sil
  4. Duygular, düşünceler öyle güzel, öyle naif dile getirilmiş ki...
    Bir çocuğun hissedişleri ancak böyle dile getirilebilirdi.
    Kişilik farkları diye düşünüyorum. Bazı insanlar sevgilerini çok net ifade edemezler, sarılıp öpmezler örneğin. Ama çok düşünürler, özlerler, sevgilerini başka türlü ifade ederler.
    Çok etkileyici bir yazıydı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, çok sağolun.. Evet herkesin sevgiyi gösterebilme hissettirme şekilleri farklı belki cok söyleyenlerden daha çok daha derin seviyordur söyleyemeyenler ama işte çocukluk.. bekliyorsun biraz :) şimdilerde bizler büyüdük tabiki beklemeye gerek yok ben direk söyleyip onu zorunlu bırakıyorum söylemeye :)

      Sil
  5. Çok hassas olduğum bir konu bu Feraycım. Biz sevilerek, konuşularak, dertleşerek büyüyen bir nesil olamadık maalesef. Babaların görevi şimdiki gibi değildi ama o yüzden hep bir eksik kaldığımızı, ilişkilerimizi ona göre şekillendirdiğimizi düşünürüm hep!
    Babalar sevin çocuklarınızı, özellikle kızlarınızı! Hep seviyorsunuz ama söyleyin ne olur, gösterin onlara da... Senin yazılarına daha az uğramalıyım şu gözyaşlarından kurtulmaya çalışıyorum ben yahu :S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Elif.. Bende kesinlikle sana katılıyorum seçimlerimizi bu eksiklikler üzerine yaptık ve belki de hala yapıyoruz ya o eksiği tamamlayacakları aradık bulduk yada o eksiğe alışıp aynılarını seçtik :))))))

      Sil